4 Ekim 2022 Salı

Hukuk örgütleri Balaç'ın derhal tahliyesini istedi

Ölüm orucu direnişindeki Sibel Balaç'ın sağlık durumunun gittikçe kötüleştiğine dikkat çeken hukuk örgütleri, Balaç'ın derhal tahliyesini istedi. 

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), adil yargılanma talebiyle ölüm orucu direnişinde olan tutsak Sibel Balaç'ın tahliyesini istemek üzere Ankara'da bulunan dernek binasında açıklama yaptı. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Adalet İçin Hukukçular, Demokrasi İçin Hukukçular, Hukukçu Dayanışması ve Toplumsal Hukuk temsilcileri de açıklamaya katıldı. Açıklamanın yapıldığı salona, 278. gündür ölüm orucu direnişinde olan Balaç'ın durumuna dikkat çekmek için "Sibel Balaç Tahliye Edilsin" pankartı asıldı.

ÇHD Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz, 47 kilo kaybeden, ağız içinde ve ellerinde yaralar oluşan Balaç'ın sağlık durumuna dair şu bilgileri paylaştı: "Ayaklarında ve bacaklarında hissizlik vardır, yürüyememektedir. Sinir uçlarındaki tahribat nedeniyle yoğun ağrıları bulunmaktadır. Sibel Balaç'ın ölüm orucunun ilerleyen günlerinde olması nedeniyle sağlığının hapishanede kalamayacak kadar bozulması üzerine İnfaz Kanununun 16. Maddesine göre İnfazının Ertelenmesi talebinde bulunulmuştur. Bu talep üzerine Sibel Balaç, infaz erteleme kararına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunun alınması için 7 Eylül 2022 tarihinde Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesi'ne götürülmüştür. Sibel Balaç 16 gündür aynı hastanenin mevki ek binasının ‘Mahkûm Koğuşu' denilen kısmında tutulmaktadır."

Balaç'ın tutulduğu yerde ilk hafta çok hızlı bir biçimde 3 kilo kaybettiğini aktaran Yılmaz, "Tutulduğu mahkum koğuşu zeminin altındadır ve havalandırma sistemi olmayan, havasız bir alandır. Yoğun şekilde tuvalet ve yemek kokmaktadır. Mahkum koğuşu statüsünde bulunduğu için temizlik malzemeleri içeriye verilmediğinden pislik içerisindedir. Öyle ki avukat görüşüne giden meslektaşlarımız ziyarette bulundukları süre zarfında bu koşullara tahammül etmekte zorluk çektiklerini belirtmektedirler. Ankara'da kullanılabilir durumda bulunan tek mahkûm koğuşu olduğu söylenen mevki ek binasındaki mahkûm koğuşuna her gün onlarca hasta tutuklu hükümlü gelmekte, maskesiz biçimde burada bulunan nezarethanede tutulmaktadırlar. Bu koşullar sağlıklı bir insanı dahi hasta edebilecek koşullarken, ölüm orucunda 9 ayı geride bırakmış Balaç'ın sağlık durumunu ciddi tehlikeye atmaktadır" ifadelerini kullandı.

Balaç'ın sağlık dosyasının 19 Eylül'de İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildiğini ifade eden Yılmaz, "Ancak günler geçmesine rağmen ATK raporunu hazırlamamıştır. Sibel Balaç'ın sağlık durumunun geldiği aşama, tutulduğu koşulların yarattığı etkiler ile birleştiğinde her günün kritik önemde olduğu açıktır. Bu sebeple Adli Tıp Kurumu tarafından Sibel Balaç hakkında bir an önce infazının ertelenmesi gerektiği yönünde rapor hazırlanmalı ve savcılık tarafından infaz erteleme kararı verilmelidir" dedi.

Balaç'ın avukatı Betül Vangölü Kozağaçlı ise, Balaç'ın tutulduğu koşulların kötü olduğunu ifade etti. Kozağaçlı, "Bir an önce infaz erteleme raporu verilmelidir. Artık haftalar değil, günler hatta saatler bile çok önemli. Bir gün daha kaybedecek zamanı yok. Rapor bile beklenmemeli ve savcılık derhal tahliye kararı vermelidir. Biz Sibel'i kaybetmek istemiyoruz. Avukatları olarak Sibel ile her gün görüşme yapıyoruz. Sibel'deki olumsuz durumu her gün görüyoruz. ATK, 15 gün önceki tetkiklere, değerlendirmelere bakarak bir rapor hazırlayacak. Oysa Sibel'in sağlık durumu 15 günde daha da kötüleşti. Sibel, dev bir tuvaletin içinde tutuluyor adeta. Sibel'in tutulduğu yerde kimse yaşayamaz" uyarısında bulundu.