8 Ağustos 2022 Pazartesi

Suruç katliamının 82. ayında 1 Haziran duruşmasına çağrı

Suruç katliamının 82. ayında düzenlenen açıklamada 1 Haziran'da görülecek duruşmaya katılım çağrısında bulunuldu. "Hiçbir düş yarım kalmayacak" vurgusu yapılan eylemde, 33 düş yolcusunun mücadelesinin sürdürüleceğinin altı çizildi. Anmaya saatler kala Kadıköy'ü ablukaya alan polislere tepki gösteren aileler, "Gidin Urfa'da eksik olan beş saatlik kaydı bulun" dedi.

IŞİD-devlet ortaklığıyla gerçekleştirilen Suruç katliamında 33 düş yolcusunun ölümsüzleşmesinin üzerinden 82 ay geçti. Katliamın hemen ardından başlayan adalet mücadelesi aylardır tüm engellemelere rağmen sürüyor. Suruç Aileleri İnisiyatifi'nin çağrısıyla Kadıköy Halitağa'da düş yolcularının isimleri bir kez daha yankılandı, mücadelelerine devam sözü yinelendi.

Suruç'ta ölümsüzleşenlerin fotoğraflarının yer aldığı "Hiçbir düş yarım kalmayacak", "Kalplerimiz adalet için atsın" yazılı pankartların açıldığı; 33'lerin fotoğraflarının taşındığı eylemde, Amara Kültür Merkezi'nde katledilmeselerdi Suruç şehitlerinin Gezi'nin çocuklarıyla Rojava'nın çocuklarını buluşturacağı, IŞİD'in yakıp yıktığı Kobanê'yi yeniden inşa edeceği hatırlatıldı.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) Eşbaşkanları Yaren Tuncer ve Okan Danacı ve çok sayıda kişinin katıldığı eylemde Suruç Aileleri İnisiyatifi adına Emrah Topaloğlu söz aldı.

'BİZİ ABLUKAYA ALACAĞINIZA 5 SAATLİK EKSİK GÖRÜNTÜLERİ BULUN'
Anmaya saatler kala polislerin Kadıköy'ü ablukaya almasına tepki gösteren Topaloğlu, bu sözde önlem Amara'da alınmış olsaydı katliamın gerçekleşmeyeceğinin altını çizdi. Topaloğlu, "Beş saatlik MOBESE kayıtları yok, etrafımızı ablukaya alacağınıza Urfa'ya gidip o görüntüleri bulun, canlı bombanın nasıl gezdiğini görün" dedi.

UÇAR: SURUÇ KATLİAMINI SİYASİ MALZEME OLARAK KULLANIYORLAR
Suruç İçin Adalet Platformu avukatlarından Sezin Uçar da davada yaşanan usulsüzlüklere işaret etti ve, "Suruç katliamı siyasi partiler arasında seçim malzemesi olarak kullanılıyor" diyerek tepki gösterdi. 1 Haziran'da yine Hilvan'da olacaklarını kaydeden Uçar, davaya katılım çağrısı yaptı.

'HİCBİR DÜŞ YARIM KALMAYACAK'
"Hiçbir düş yarım kalmayacak" şiarıyla düzenlenen eylemin metnini Berfin Polat okudu. Suruç katliamının nasıl gerçekleştiğini ve 33'lerin yola çıkış nedenlerini hatırlatan Polat, "Katliamın ardından yapılan ihmaller ve yargılama sürecinde verilen kararlar katliamın devamı niteliğindeydi. Katliamdan sonra görevi kötüye kullanmak suçundan ceza alan polislerin verdikleri ifadelerde, katliamın yapılacağının önceden belli olduğu açığa çıktı. Dosyaya konulan gizlilik kararı nedeniyle delillere ulaşamadık. Bu süre zarfında katiller saklanmayı başarırken, katliamda ihmali olanlar ise delilleri karartmaya çalıştılar" dedi.

'KATLİAM PLANLARI DEVREYE SOKULDU'
Bir dönem boyunca bombalı saldırılarla terör estiren IŞİD'in Suruç katliamı sonrası yeni katliam planlarını devreye soktuğunu anımsatan Polat, saldırı planlarından birinin de 10 Ekim Ankara Gar katliamı olduğunu belirtti. "Ortaya çıkan deliller açıkça gösteriyor ki, Suruç katliamı ve Ankara Gar katliamı aynı yerden planlanmış ve devreye sokulmuştu. O dönem boyunca yapılan bombalı saldırılar iyi araştırılmış olsaydı, ne Diyarbakır katliamı ne Suruç katliamı ne de Ankara katliamı gerçekleşecekti" dedi.

'İHMALLER ZİNCİRİ DEVAM EDİYOR'
Katliam davalarında derinlikli bir yargılama yapılmadığının altını çizen Polat, üç katliam davasında da delillerin görmezden gelindiğini söyledi. Polat, "Diğer taraftan katliamın planlayıcısı olduğu iddiasıyla kırmızı bültenle aranan İlhami Bali Ankara'da lüks otellerde devlet görevlileriyle görüşmeler yapmış, Konya'da devlet hastanesinde tedavi olmuş ancak kırmızı bültenle arandığı kimsenin aklına gelmemiştir" ifadelerini kullandı.

'SORUMLULUK KİME KESİLECEK'
Diyarbakır mitinginde görevi ihmalden yargılanan polislerin davadan beraat ettirildiğini söyleyen Polat, "Katliam dosyalarında diz boyu adaletsizlik yaşanırken, kadın cinayetlerinden, trafik kazası görünümlü cinayetlere kadar herkesin adaletsizlikten şikayet ettiği bir ülkede yaşanan bunca adaletsizliğin sorumluluğu kime kesilecek" sorusunu yöneltti.

'BİLDİKLERİNİ ANLATMAYANLAR ONLAR KADAR SUÇLU'
Katliamın sorumlularının bu gün çıkıp adaletin örselendiğinden bahsettiğini, katliam dönemini seçimler için siyasi malzeme haline getirdiğini kaydeden Polat, "Buradan bir kez daha sesleniyoruz; acılarımızı siyasi amaçlarınıza alet etmekten vazgeçin. Eğer söylediklerinizde samimi iseniz ne biliyorsanız çıkıp tek tek anlatın. Şunu bilmelisiniz ki bu katliamı yapanlar, onları koruyanlar kadar bildiklerini anlatmayanlar da en az onlar kadar suçludur" diye vurguladı. 

1 HAZİRAN DAVASINA ÇAĞRI
Suruç katliamı davası duruşmasının 1 Haziran'da Urfa'nın Hilvan ilçesinde bulunan hapishane kampüsünde görüleceğini hatırlatan Polat, duruşmaya katılarak, Suruç aileleriyle dayanışma içinde olunması çağrısında bulundu.

NARTAN VE FERDANE ANILDI
21 Mayıs 1864 Çerkes soykırımının hatırlatıldığı eylemde, Suruç katliamında ölümsüzleşen Ferdane ve Nartan Kılıç şahsında Çerkes halkının acıları paylaşıldı. Polat, "Sürgünde ve soykırımda hayatını kaybedenleri minnetle anıyoruz. 33 düş yolcumuzun düşü olan ezilen, sömürülen halkların olmadığı bir dünyayı adalet mücadelemizle yeniden kuracağımızın altını çiziyoruz" dedi.

DÜŞ YOLCULARI YAŞIYOR
Açıklamanın ardından katliamı protesto amaçlı bir süre sessiz oturma gerçekleşti. 33 düş yolcunun isimleri sayıldı ve "Yaşıyor" yanıtı verildi.

Eylem, "Suruç şehitleri ölümsüzdür", "Suruç için adalet herkes için adalet" sloganlarıyla sona erdi.